BİR DOULANIN ÇANTASI-İÇİNDE SİZİN İÇİN NELER VAR?

Bir Doula’nın Çantası: İçinde Sizin İçin Ne Olabilir?

Çeviri ve yorum: Nurhayat Taş

Orjinal makale: A Doula’s Bag-of-Tricks: What’s in it for You? by Debra Pascali-Bonaro  https://midwiferytoday.com/mt-articles/doulas-bag-tricks-whats/

Henüz yeni bir doula iken, zamanımın çoğunu doula çantama neler koymam gerektiğini düşünerek geçirirdim. Annemin bana verdiği o güzel heybeyi gördüğüm ilk anda, onun benim doula çantam olacağını anlamıştım. Masaj losyonları, yağlar, doğum topu, rebozo şalı, kalın çoraplar, bitki yağları, müzik aleti, mum ve kutsal bir doğum ortamı yaratmak adına LED ışık gibi rahatlatıcı araç gereçleri çantamda toplamaya başladım. Bazı malzemeler ise benim rahatlamam içindi. Rahat terlikler, yedek kıyafetler, kalın bir kazak (genellikle üşürüm, özellikle gecenin yarısı bir hastanedeysem), yoga matı, diş fırçası, nane şekeri, saç tokası, makyaj malzemeleri bulundururum ki sabahları kendimi tazeleyebileyim. Her şeyi toplayıp heybeme doldurduğumda taşınacak çok fazla şeyin olduğunu fark etmiştim. Paketlediğim şeylere de güvenerek, kendimi tamamen hazır hissettim. 

Toplum nazarında doula’lar hakkındaki genel kanı doğum hakkındaki her şeyi bildikleri ve yapabilecekleridir. Her doğumda ellerini tutup sakin ve nazikçe söylediğim sözlerle onların içini rahatlatıyordum: Harika gidiyorsun! Çok güçlüsün. Vücuduna ve bebeğine güven! Kendini akışına bırak, rahatla. Çantam bir köşede beklerken, nereye baskı uygulamam gerekiyorsa oraya nazikçe dokundum, omuzları, beli, elleri. Orada olmamın ne kadar rahatlatıcı olduğunu görmeye başladım, asıl sevgi ve ilgi benim en güzel hediyemdi. Sadece orada olmam yeterliydi! Tabi ki, zaman içinde çantamdakileri bir şekilde kullanmaya başladım, ama bu eşyalar yardım ettiğim insanlardan ziyade, benim içindi. Benim o insanlara sunabileceğim bir şeyler olduğunu düşünmeme yarıyordu. Bugün doula çantam çok daha küçük. İçinde benim eşyalarım var, kendi topum (kadınlardan kendi toplarını getirmelerini rica ediyorum) ve favori rebozo şalım. Kadınlara kendi doğum çantalarını hazırlamalarını öğretmenin ve bunu yapmalarını istemenin onları doğuma, doğum sonrasına ve ebeveynliğe hazırladığını gözlemledim. 

Kadınları hamilelik dönemlerinde doğum toplarına aşina olmaları için teşvik ediyorum ki bu da onlara doğum sırasında uygulayacakları tekniklerin pratiğini yapma şansı sunuyor. Doğum topu aynı zamanda bebeği doğduktan sonra sallamak için de harika bir yer. Masaj aletleri, yağlar ve losyonlar kişiseldir. Bu, kokuları ve her kokunun üzerlerinde nasıl bir etki yarattığını keşfedebilmeleri için kadınlara bir fırsat sunuyor. Kadınları kendi şarkı listelerini hazırlamaları için de teşvik ediyorum çünkü sevdiğiniz bir müzik dinlediğinizde vücudunuz iyi hissetmenizi sağlayan hormonlar ve endorfin salgılar ve bu da ağrılarınızı doğal yoldan dindirir. Bir kadının doğum öncesi ve doğum sırasında kendisinde farklı hissiyatlar uyandıran şarkıların listesini hazırlamaktan daha özel ne olabilirdi ki. Kadınlar ve eşleri birlikte, dikkatli bir şekilde kadın için en iyi olanı ve doğum sonrasında da onu rahatlatacak şeyleri seçerek, doğumu ve hayatlarını kolaylaştıracak ürünleri deneyebilirler. 

Doğum öncesi ziyaretlerimde, kadınlara bu duygusal ve kutsal anı kafalarında canlandırmalarında yardımcı olup, hangi ışığı tercih edeceklerini soruyorum; Parlak ışıklar, mum ışığı, LED ışıklar, loş ışık. Onlara romantik ve kutsal bir doğum ortamı hazırlamak hem kadınların hormon akışına yardımcı oluyor hem de doğumu olabildiğince güvenli ve sağlıklı kılıyor. May Gaskin’in “Bebeği içine alan enerji, bebeği dışarı çıkartır!" lafını bu konuda çok haklı bulurum. Böyle bir ortamda doula olarak öncelikli görevim rahatsız etmemektir. Kadını, eşini ve doğumda olanları onurlandırıp saygı duyarak ortamın koruyucusu olup, kendimi sakin tutarak ve kalpten kalbe bağlı, elden ele ve gözlerine bağlı kaldıktan sonra sezgilerimi dinleyip kadının da kendininkilere bağlı kalmasına yardımcı olarak doğumun ritminin korunmasında yardımcı olurum. 

Son kurslardan birinde, bir kadın, doula’nın anlamını duyduktan sonra kendilerine neden doula dediklerini, doula yerine “bela” demeleri gerektiğini söyledi. Bunu sevdim! Ben bir ”bela”yım, kadınlarla birlikteyim.
Yıllar geçtikçe heybem daha da hafifleşmeye başladı, tıpkı görünmez çantam gibi. Görünmez çantam ne mi? Bu lafı sevgili arkadaşım ve meslektaşım Elizabeth Davis’den öğrendim. Elizabeth bir ebe ve eğitimci. Birlikte Orgasmic Birth: Your Guide to a Safe, Satisfying and Pleasurable Birth Experience kitabını yazdık. Elizabeth ve ben doğumu zevkli hale getirmeyi öğretirken, onun iki çantamızı da nasıl düzenlediğine bayılıyordum. 

İlk çantamıza konfor sağlayıcı ve doğum sırasında bize eşlik edecek ya da yardımcı olacak eşyaları koyarken, ikinci çantaya ise bizim kendi hayatımızdan edindiğimiz, mutluluk, zevk, üzüntü, kayıp ve birçoğumuzun edindiği sarsıntılardan, şiddetten ve ihmal edilmekten edindiğimiz tecrübeleri koyuyoruz. İyileşmeye çalışıp, bu çantayı bir yerlere kaldırabilirdik ama yine de bütün tecrübelerimizi bir şekilde her zaman yanımızda taşıyoruz. Hayat tecrübelerimle dolu bu çantanın bir doula olarak mesleğimle nasıl ilişkili olduğunu görünce, Amy Gililand’in “From Novice to Expert - The Five Stages of Doula Development” (www.dona.org sitesi üzerinden ulaşılabilir) başlıklı yazısını çok anlamlı buldum. Amy’nin yazısı doula olmanın ayrıca kendi yükümü de hafiflettiğini gösterdi bana. Özellikle gittiğim ilk 25 doğum olmak üzere, katıldığım her bir doğumun ruhuma nasıl bir ayna tuttuğunu ya da doğumların nasıl kendi özel objektifimize yansıdığını öğrendim. Basılan hangi düğmelerin bizimle alakalı olduğunu, kendi zevkimizin ne olduğunu öğrendik ve zaman için kendimizi ve taşıdığımız yükü ayırabilmeyi kendimizi birine tamamen sunmadan önce öğrenmiş olduk. Eğer bir doula olmasaydım bunları bilip bilmeyeceğimi hep merak etmişimdir. Başka ne zaman derin bir şekilde başkalarının duygularını görüp kendimizin tamamen savunmasız ve açık bir şekilde olmamıza izin verip - bir insanın en derinlerini, en samimi halini görüp onları kabul edip bütün kalbimizle sevebiliriz ki? 

Kadınlarla, eşleriyle, babaları, büyükbabaları ve arkadaşlarıyla birlikte bu kutsal kapıdan geçmek bana hayatımız boyunca taşıdığımız bu çanta hakkında çok şey öğretti. Yükümü birçok yönde hafiflettim. Karşılıksız sevmeyi, kabul etmeyi, güvenmeyi ve sezgilerimi takip etmeyi öğrendim. Bir zamanlar ihtiyacım olduğunu düşündüğüm şeylerin zaten hep benim içimde olduğunu fark ettim. Aynı şey sizin için de geçerli. Umarım eşya çantalarınız siz daha derine baktıkça ve kendi özgünlüğünüzü görüp var olmanın başarmak olduğunu fark ettikçe daha da hafifler. 

Debra Pascali-Bonaro bir anne, büyükanne, doğum eğitmeni, esin kaynağı konuşmacı, doğum aktivisti ve Orgasmic Birth: The Best Kept Secret belgeselinin yazar ve yönetmenidir. Debra hazırladığı O-Birth webinar serisiyle doula’lara, doğum çalışanları ve bebek bekleyenlere eğitim veriyor. Yeni çıkacak belgeseli, seminer yerleri ve daha 

fazlası için en son detayları öğrenebileceğiniz O-Birth haber bültenine http://www.facebook.com/obirth adresinden abone olabilirsiniz. 

 

TÜRKİYE DE BİR DOULA ÇANTASI

Hemşireyim, Doula olmak ne demek? Doula ne yapar? Doula çantası nedir? İçerisinde ne var? Hiç bilmediğim konular ve duygular...
Bir doula olmaya karar vermemdeki en büyük neden iki bebeğimi de doğal yoldan dünyaya getirmemdir. Doğumlarımda bedenim ve içimde ki güç benim yaşadığım dünyayı yeniden sorgulamamı ve kendimi doğurup başka bir kadın olmama sebeptir. Doğumlarımda anladım ki doula sığındığım liman, kendime güç bulduğum yer, zayıf anımda beni yargılamayan, suskun gözlerde çığlık, bağıran boğazda nefes... 

Doğum yolumda ilerlerken yada gerilerken elimi tutan yavaşlamalarımda: peki bir nefes alalım, durmalarımda: yoruldun biliyorum bebeğin sana kavuşmayı bekliyor, hızlı viraj dönüşlerimde: korkma duvara çarpmayacaksın buradayım yanındayım diyen ve bunları çantasından çıkardığı yağları, kokuları, müziği, pilates topu, rebozosu, bir sihirbaz edasında o an neye ihtiyaç duyuyorsam sırayla çıkarıp en önemlisi elleriyle, gözleriyle sakin huzurla ve sevgiyle yapan biriydi. 

DOULA ÇANTASINDA NELER VAR
Doula çantanızın her daim hazır olduğundan emin olun. Çantanızda sadece gebenizin ve ailesinin değil de sizlerin de ihtiyaç duyabileceğiniz eşyalar olmalıdır. Aşağıdaki liste örnek bir listedir, dilediğiniz gibi geliştirebilirsiniz.
Gebenin ihtiyacı olabilecekler: 

  • Rebozo 

  • Plastik torba, kâğıt peçeteler, ıslak mendiller (ev-hastane arasında kusma ihtiyacı hissederse) 

  • Bal veya emilebilecek şeker çubukları (anne yemek istemez ve enerjiye ihtiyaç duyarsa) 

  • Kulak tıkacı 

  • İDA termos + adaçayı + süzgeç 

  • Lavanta kokulu göz bandı 

  • Homeopati kiti 

  • Kahve ve kahve filtreleri 

  • Masaj aleti 

  • Masaj topu / tenis topu 

  • Pipet 

  • Buz torbası 

  • Sıcak su torbası 

  • Pilli mumlar 

  • Hiçbir şey taşıyamıyorsan ve sürekli farklı odalarda destek vermen gerekiyorsa (ör:devlet hastanesi)
    • Yelpaze
    • Tarak 

  • Ailenin inancına uygun dini ritüeller ve dualar 

  • Saç tokası 

  • Doğum masaj yağı ve/veya el kremi (ör: Hindistan cevizi + lavanta) 

  • Dudak kremi 

  • Duş jeli 

  • Doğum kokusu (fısfıs) 

  • Doğum kokusu (yağdanlık – karton bardakta sıcak suyun içine damlatıyorum) 

    Kişisel ihtiyaçlar: 

  • İDA Doula Kartım 

  • Kartvizit 

  • Rozetler 

  • Özellikle bekleme döneminde düzenli bir hayat 

  • Önceden doldurulmuş doğum tercihleri formu 

  • Telefon 

  • Telefon şarj aleti 

  • Telefon harici şarj 

  • Protein gofretler 

  • Yedek tişört ve pantolon 

  • Pamuklu Yemeni 

  • Yedek iç çamaşır (disposable) 

  • Çorap (2 adet – doula ve gebeye) 

  • Duşa girebilecek, kaymayacak, şıpırdatmayan terlik 

  • Maket bebek ve pelvis 

  • Notlarım: 

  • Temel Reflexology 

  • Rebozo 

  • Akubası 

  • Doula Eğitim 

  • Homeopati (sertifikası ile) 

  • Saç tokası 

  • Kişisel ilaçlar gerekli ise (ör: alerji hapı) 

  • Naneli şeker 

  • Diş fırçası + macunu 

  • Deodorant 

    Kılık-Kıyafet (Dress Code) 

  • Kapalı, yürüdüğünde ses çıkartmayan ve duşa girebilecek terlik 

  • Dekolte olmayan ve beli/kalçayı örtecek üst 

  • Çok dar olmayan alt, mümkünse cepli, cep telefonu taşıyabilmek için 

  • Büyük takılar var ise çıkartılacak 

  • Saat var ise, o da kolundan çıkartılacak 

  • Tırnaklar kısa, mümkünse ojesiz, ojeli ise, ten rengine yakın, koyu renk olmayan ojeler 

  • Parfüm YOK, gündüzden kaldıysa ve ağır ise mutlaka silinecek 

  • Saçlar uzun ise mutlaka saç tokası 

  • Samimi – sıcak ancak mimiksiz bir ifade, kaş göz tavırlarına dikkat 

  • Doğum öncesinde yenmiş menüye ve içeceğe dikkat edilerek ağız hijyeninin takibi 

  • Sigara içilmeyecek – içilirse “kırklanıp” geri gelinecek 

Özetle: KIYAFET VE DURUŞUNLA DOĞUM YAPAN KADININ ÖTESİNDE DİKKAT ÇEKECEK bir tavırda olmamak. Düğününde nasıl GELİNİN önüne geçmiyorsan burada da doğumda GEBENİN önüne GEÇİLMEYECEK. 

Bu liste bir doula’nın fiziki çantasıdır doğumlarda konforunu sağlar. İsteğe göre çoğaltılabilir, azaltılabilir, değiştirilebilir.


Debra bir doula’nın ikinci bir çantası olması kendi deyimiyle görünmez bir çantası olması gerektiğini söyler. Bu çantada nemi var üzüntü, sevinç, mutluluk, tutku, kayıp, zevk, sarsıntılar, tecrübelerimiz var. Ben buna çok inanıyorum. Doğum ortamı hazırlamak için bu ikinci çanta şart. Bu kutsal anda susmanız gereken yerde konuşursanız fiziksel olarak getirdiğiniz yağın, kokunun hiçbir işe yaramadığını görürsünüz. Artık biliyoruz doğumun içsel ve güdüsel bir durum ve anda kalmak çok önemli. Neşe Karabekir de kişisel modülde ve dışavurum modülünde bu konu üzerinde epey durur. Anda kalmak la ilgili bir sorun yasadığınızda bir kendi sürecinize bakın der muhakkak o duygunun sebebi kendiniz ve yaşanmışlığınızdır. 

İkinci çantayı başımdan geçen bir örnekle anlatabilirim.
Bundan beş yıl önce ilk doula’lık zamanlarımda çok sevdiğim bir arkadaşımın kardeşi hamile idi. Adı Ayşe ilk gebeliği bebeğine doğal yollardan kavuşmak istiyordu ve gerçekten hazırlanmış ve kendine iyi de bir hekim bulmuştu. Ayşe ile gebeliğinin altıncı ayında tanışmış küçük bir eğitim sohbet havasında gerçekleşmişti. İlk doğumun heyecanı, teslimiyeti, dalgaların çoğunu evinde karşılamış, hastaneye geçerken bana haber verdi eş zamanlı hastane de buluştuk, yatış yaptığımız oda doğumhaneye dönüşebilen bir odaydı, mumlar kokular, doğum ortamı derken doğum su gibi geçmişti. Muhteşem bir kavuşma anı baba şaşkın mutlu, anne bebeği koynunda bakıp inanmayan gözlerle ona sarılmış bebek ekibine koynumda kalmasını istiyoruz demiş bana da göz kırpmıştı. O zamanlar bunu yapabilmek müthiş bir başarı idi. Ali çok mutlu bir bebekti. Asıl anlatmak istediğim ise Ali 3 yaşında iken ikinci bebeğimiz dünyaya gelecekti. Ayşe aynı heyecanı ile beni aramış gebeliği boyunca ara ara buluşup sohbet etmiştik. Ali de nasıl yapsaydık tentene teması ve geç kordan kleplenmesini aynı ekip aynı hastane bu defa daha kolaydı. Pek huzurlu ve pek mutluyduk.
Doğum günü geldiğinde bebeğimiz bu defa öyle kolay doğuvermedi gelişini ağırdan aldı. Kabul etmeliyim ki anne çok yoruldu ama dünyaya tatlı pespembe sağlıklı bir bebek geldi. Doktor elindeki bebeği usulca annenin göğsüne bırakacakken anne istemiyorum dedi. Doktor ve ben kısa bir şaşkınlıktan sonra benim kolumun üstündeki steril havlunun üstüne bıraktı bebeği babanın kordonu kesmesi için hazırlık derken bir iki dakika geç kordon klepleme annenin isteği ile bebek, bebek ekibine verildi. İçimde korkunç bir öfke yeni doğum yapmış anneye Ali de böyle yapmadık bu bebekte neden annesinin yanında 

değil diye haykırmak istiyordum. Anlamadığım tanımadığım bir duygu. Kendimi dış kapıda nefes alırken buldum. Ne kadar süre ordaydım bilmiyordum içeri girip yanlış bir şey yapmaktan korkarken bebek ekibi bebeği odaya götürürken kendime geldim sanırsam 3 -5 dakikalık bir sure geçmişti. Ve şuna karar verdim bu Ayşe’nin doğumuydu eğer ilk doğumdaki gibi planlamadıysa kavuşma anını bu onun kararı idi. Ona saygı duymalıyım içimdeki öfkeyi bir tarafa koyup içeri girdim.
Baba şaşkın eşine endişeli gözlerle bakıyordu. Doktor ise doğumdan dolayı oluşan küçük kesikleri tamir ediyordu. Ayşe’nin elini tuttum hiçbir şey söylemedim sonrasında hemşire ile annemizi hazırladık. Şimdi ne yapmak istiyorsun dedim bana ve babaya baktı ve Ali’yi istedi. Zaten büyükanne ile alt katta kafeteryadaydı beş dakika içinde Ali odada idi. Oğluna sarıldı ben daha çok kızdım! İçimde kocaman bir soru işareti neden böyle yapıyor? Az önce bir doğum yapmadı mı? Derin bir nefes alırken Ali ye Ayşe bir kardeşi olduğunu ve babası ile birlikte alıp gelmesini söyledi. Baba, Ali, minik bebek hep birlikte odadaydılar. Ali ve bebek annenin koynunda idi. Evet en sonunda 30 dakikalık gecikme ile muhteşem bir kavuşma anı karşımda idi. Tüm aileyi odada bırakıp çıktım artık mutluydum. İçimdeki huzursuzluk ve adını koyamadığım öfke kaybolmuştu. Annenin kavuşma anı o nasıl istiyorsa öyle oldu. Ali’yi böyle karşılamıştı ikinci bebeğini Ali’yle karşılamayı seçmişti. Bu onun doğumu idi bu 30 dakika susup duygularıma hâkim olmak çok zordu.
Bu doğumdan kısa bir süre sonra bir workshop‘a katıldım(June Elleni Laine sağ beyin ve sezgileri geliştirme 11.03.2016). O çalışmada bir aydınlanma yaşadım. Ayşe’nin ikinci bebeğine davranışını kendi bebekliğimle bağdaştırmıştım ve vücut hafızam bunu hatırlatmıştı bana. Hafif hipnotik bir ortamda ilk doğum anımıza gittik ve bugünkü halimizle bebek halimiz sohbet etti evet bende istenmeyen bir bebektim. Erken doğmuş, 1000gram, anneme göre sağlıksız üstelik istediği cinsiyette değil. Annem için hayal kırıklığı idim. Bu doğum ve bu çalışma beni iyileştirdi.
Fiziksel çantamdan çok görünmez çantam beni heyecanlandırıyor. Orda bana ait duygular ve kendi bilinmezliğimde yol alırken her doğum beni aydınlatacak artık biliyorum. 

0212 240 5935 - 0531 258 5198 (10.00 -18.00)

Valikonağı Cad. Sezai Selek Sok. Nevide Apt. No:22/4 Nişantaşı / İstanbul

İLETİŞİM FORMU

FacebookTwitterInstagram
© 2013-2018 İstanbul Doğum Akademisi Tüm Hakları Saklıdır.
Ceviz Bilişim